Ana içeriğe geç

Öfke ve affetmek · Anı geldiğinde

Kişisel intikam yerine affet

Ne yapılır
Biri sana şahsen haksızlık ettiğinde, karşılık vermemeyi seç ve onu affet.
Ne zaman
Sana şahsen haksızlık yapıldığında ya da kırıldığında
Günlük hayatta
Biri arkandan konuştuğunda ya da sana haksızlık ettiğinde, intikam planlamak ya da iğneli bir cevap hazırlamak yerine bırak, affet. Bu senin gururunla ilgili; gerçek bir zarar varsa yine bildirebilirsin.

Kaynaklar

مَا خُيِّرَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بَيْنَ أَمْرَيْنِ إِلاَّ أَخَذَ أَيْسَرَهُمَا، مَا لَمْ يَكُنْ إِثْمًا، فَإِنْ كَانَ إِثْمًا كَانَ أَبْعَدَ النَّاسِ مِنْهُ، وَمَا انْتَقَمَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم لِنَفْسِهِ، إِلاَّ أَنْ تُنْتَهَكَ حُرْمَةُ اللَّهِ فَيَنْتَقِمَ لِلَّهِ بِهَا‏.

“Aişe r.anha'nın şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Resulullah ﷺ iki iş arasında muhayyer bırakıldı mı, günah olmadığı sürece mutlaka en kolay olanlarını seçerdi. Eğer günah ise insanlar arasında ondan en uzak duran kişi o olurdu. Resulullah ﷺ asla kendi nefsi adına intikam almamıştır. Allah'ın haram kıldığı bir şey'in çiğnenmesi hali müstesna. O vakit onun karşılığında Allah için intikam alırdı (ceza verirdi)." Bu Hadis ileride 6126, 6786 ve 6853 numara ile gelecektir”
Râvi: `AishaSahih-i Buhârî 3560
Hadisin tamamı, senedi ve hükmüyle →

Arapça: ara-bukhari · Çeviri: baskıda çevirmen adı belirtilmemiş (tur-bukhari), hadith-api’nin tur-bukhari baskısından (kamu malı), sunnah.com numaralandırmasıyla.

أَنَّ هَذِهِ، الآيَةَ الَّتِي فِي الْقُرْآنِ ‏{‏يَا أَيُّهَا النَّبِيُّ إِنَّا أَرْسَلْنَاكَ شَاهِدًا وَمُبَشِّرًا وَنَذِيرًا‏}‏ قَالَ فِي التَّوْرَاةِ يَا أَيُّهَا النَّبِيُّ إِنَّا أَرْسَلْنَاكَ شَاهِدًا وَمُبَشِّرًا وَحِرْزًا لِلأُمِّيِّينَ، أَنْتَ عَبْدِي وَرَسُولِي سَمَّيْتُكَ الْمُتَوَكِّلَ لَيْسَ بِفَظٍّ وَلاَ غَلِيظٍ وَلاَ سَخَّابٍ بِالأَسْوَاقِ وَلاَ يَدْفَعُ السَّيِّئَةَ بِالسَّيِّئَةِ وَلَكِنْ يَعْفُو وَيَصْفَحُ وَلَنْ يَقْبِضَهُ اللَّهُ حَتَّى يُقِيمَ بِهِ الْمِلَّةَ الْعَوْجَاءَ بِأَنْ يَقُولُوا لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ فَيَفْتَحَ بِهَا أَعْيُنًا عُمْيًا وَآذَانًا صُمًّا وَقُلُوبًا غُلْفًا‏.

“Abdullah İbn Amr İbni'l-As'tan rivayet edildiğine göıre. Ey Nebi! "Şüphesiz biz seni şahit, müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik, "(feth 8) ayeti Tevrat'ta şu şekilde geçmektedir: Ey Nebi! Biz seni şahid müjdeleyici ve ümmiler için bir koruyucu olarak gönderdik. Sen benim kulum ve elçimsin, sana Mütevekkil adını verdim. Bu Nebi ne kaba, ne de katıdır. çarşı-pazarda çığırtkanlık da yapmaz. Kötülüğe karşı kötülükle cevap vermez. İnsanları affedip hoş görür. İnsanların la ilahe illallah sözünü söylemesiyle bozulan dini düzeltip bu söz ile kör gözleri açana, sağır kulakları iyileştirene ve gafil kalpleri ayıltana kadar Allah Teala onun ruhunu almayacaktır.”
Râvi: `Abdullah bin `Amr bin Al-AsSahih-i Buhârî 4838
Hadisin tamamı, senedi ve hükmüyle →

Arapça: ara-bukhari · Çeviri: baskıda çevirmen adı belirtilmemiş (tur-bukhari), hadith-api’nin tur-bukhari baskısından (kamu malı), sunnah.com numaralandırmasıyla.

Buna benzer sünnetler

Birini seç

Uswa, sünnetleri birer birer, küçük alışkanlıklar hâlinde hayatına katman için ücretsiz bir uygulama. Hatırlatmalar senin kendi planını hatırlatır. Reklam yok, abonelik yok.

Erken erişim

Kaynaklar: Sahih-i Buhârî, Sahih-i Müslim ve Elbânî’nin sahih ya da hasen sahih dediği Tirmizî rivayetleri.